Geçen hafta Yunanistan rahat bir nefes aldı diyebiliriz. Avrupa Birliği liderleri her zaman olduğu gibi Yunanistan’ı esirgediler. Yunanistan’ın 3 sene içinde % 5.2 faizle ödemesi gereken 100 milyar Euro’yu 7.5 yılda % 4.2 faizle ödemesine karar verdiler. George Papandreou bu yeni durumun Yunan halkının omuzlarındaki borç yükünü hafifleteceğini söyledi. Başbakan Papandreou (Turgut Özal’ın IMF görüşmelerinde imzaladığı yeni borç anlaşmalarından sonra yaptığı gibi) adeta bir savaş kazanmış gibi konuştu: “Çabaladık, yılmadık ve bunu başardık. Bu savaşı ciddiyetimizi ve güvenilirliğimizi birer silah gibi kullanarak kazandık.”
George Papandreou konuşmasında sık sık bu “işin” başarılmasında Yunan halkının çabasının çok büyük katkısı olduğunun altını çizdikten sonra şunları söyledi: “Şu noktadan emin olunmasını istiyoruz ki ülkemiz çizilen programa sadık kalacaktır.” Bunun tercümesi şu: “Yunan halkı daha uzun bir süre -en az 7.5 yıl daha;2019′a kadar- ekonomik sıkıntıya katlanacak.”
Yunanistan bu vade uzatma ve faiz düşürülmesiyle Başbakan Papandreou’nun açıklamasına göre 6 milyar Euro kar etmiş oldu. Başbakan Papandreou, bu kazancın ötesinde Yunanistan’dan istendiği söylenen -gerçekten utanç verici olan(bu italik yazılı kelimeleri Papandreou söylemedi ben ekledim)- “Yunan Anayasası’na tüm hükümetleri bağlayacak şekilde belli seviyenin üstünde kamu borç alımına engel olacak madde konması” talebinin de geri çekildiğini belirtti.
Papandreou ayrıca daha önceki raporlarda yer alan “Yunanistan’ın 2015′e kadar 50 milyar dolar değerindeki kamu işletmelerini özelleştirmesi” talebini reddettiklerini ve bu konunun Yunan hükümeti ve halkının kararına uygun bir şekilde düzenleneceğini söyledi. Bunun açıklaması ise şu “Yunanistan’da önümüzdeki dönem ciddi bir özelleştirme programı uygulanacak; uygulanmak zorunda ancak Yunanistan bunu sanki “halkın ve hükümetin özgür iradesi ile karar almış da uyguluyormuş gibi yapacak!”
Papandreou, Avrupa Birliği’nin Yunanistan’ın hoşuna gidecek bir adım daha atıp 2013′te sürekli çalışacak bir kurum haline gelecek olan Avrupa Finansal İstikrar Kurulu’nun 450 milyar Euro olan kapasitesini 500 milyar Euro’ya çıkarılmasına karar verilmesini de memnuniyet verici bulduklarını kaydetti. Bunun anlamı da şu “Yunanistan gibi devlet ve siyaset mekanizması iyi çalışmayan ya da dış etkenlere çok bağımlı piyasalara sahip-İrlanda gibi- AB üyesi ülkelerin sırtı yere gelmeyecek; dara düştüklerinde; ki artık dara düşmelerine ağabeyleri ve ablaları izin de vermeyecek çünkü AFİ Kurulu ve mekanizması ile ülke ekonomileri çok yakından takip edilip, denetlenecek.”
AB her zaman olduğu gibi Yunanistan’ı esirgedi. Papandreou da sanki onca borcu alıp ödemeyen “başka hükümetlermiş” gibi Brüksel’den Yunan milliyetçiliğiyle karışık “Akdenizbesk” tarzı hamaset dolu bir retoriğin sonunu sol söyleme selam çakarak şöyle bağladı: “Piyasanın iştahına karşı artık bir koruma kalkanımız var!”